Blog

Öğrenme Güçlüğü Tanısı Olan Öğrencilerde Eğitim Materyalleri Nasıl Olmalı?

Merhaba sevgili okuyucular,

Öncelikle bildiğiniz üzere 20 Aralık’ta Özöğretmen Akademi Platformu’nun Demoday açılış törenini çok keyifli bir şekilde yaptık. Tüm ekip arkadaşlarım için oldukça zorlu ama bir o kadar da keyifli bir süreç oldu. Sizlerle bir an önce buluşmak, öğrenciler için böyle güzel bir platform sunmak bizim için çok mutluluk vericiydi :). Şimdi de bu blog yazısında Öğrenme Güçlüğü, Disleksi ve DEHB tanısı olan öğrenciler için eğitim materyalleri nasıl olmalı, eğitmenler eğitim materyalleri hazırlarken nelere dikkat etmeli bu konular hakkında bilgilendireceğim. Keyifli okumalar dilerim :).

Öğrenme Güçlüğü Tanısı Olan Öğrencilerde Eğitim Materyalleri Nasıl Olmalı?

Yalın ve Anlaşılır Bir Dil Kullanılmalı!

Öğrenme Güçlüğü ve Disleksi tanısı olan öğrencilerde en büyük sorunumuz okuma ve yazma süreçleridir. Özellikle bu tanıya sahip olan öğrenciler için hazırladığımız metinlerde yalın ve anlaşılır bir dil kullanmamız çok ama çok önemli. Eğitim içeriklerinde eğer bilinmeyen bir kavram var ise mutlaka bu kavram ile ilgili açıklamalara da mutlaka yer verilmeli. İçeriklerde yabancı dilde bir kelime yer alıyorsa mutlaka bu kelimenin yanına parantez() içinde kelimenin Türkçe karşılığına da mutlaka yer vermeliyiz.

Bir diğer dikkat etmemiz gereken noktalardan biri de paragraf uzunlukları. Özellikle Disleksi tanısı olan öğrenciler için okuma ve yazma süreçleri oldukça zorlu geçiyor. Bu çocuklar için metinler hazırlarken paragraf uzunluklarına dikkat etmeliyiz. Paragraf uzunlukları ne öğrencileri sıkacak kadar uzun ne de öğrenciyi kolaya alıştıracak kadar kısa olmamalı!

Görsel ve İşitsel Araçlarla Duyulara Hitap Etmeli!

Öğrencilerimiz için hazırladığımız eğitim materyallerinde öğrencilerin tüm duyu organlarına hitap etmesine çok dikkat etmeliyiz. Şimdi sizlere aşağıda Roz Townsend’ın bir araştırmasından bahsetmek istiyorum.

Roz Townsend araştırmalarında okuma kanallarımızı şu şekilde sıralıyor. Bireyler;

%1 tat alarak,

%1,5 dokunarak,

%3,5 koklayarak,

%11 işiterek,

%83 görerek öğrenirler.

Kısaca;

Okuduklarımızın %10’nunu,

İşittiklerimizin %20’sini,

Gördüklerimizin %30’nu,

Hem görüp, hem işittiklerimizin %50’sini,

Söylediklerimizin %80’nini,

Davranışla beraber söylediklerimizin %90’nını hatırlarız.

Bu araştırma sonucuna göre içeriklerimizi hazırlarken sadece görsel ya da işitsel araçlar kullanmak yerine tüm duyu organlarına hitap edecek eğitim materyalleri kullanmalıyız. Öğrencilerin mümkünse bilgileri, yaparak ve yaşayarak öğrenebileceği eğitim materyalleri ile süreci desteklemeliyiz.

Soru-Cevap Yöntemi ile Öğrenilen Bilgiler Sürekli Kontrol Edilmeli!

Öğrencilerimiz için eğitim materyalleri hazırlarken mutlaka öğrendikleri bilgileri kontrol etmemiz gerekiyor. Bundan dolayı eğitim içeriklerinde öğrencilerin öğrendiği bilgileri kontrol etmek ve kalıcı öğrenmelerini sağlamak için çeşitli soru yöntemleri kullanmalıyız. Bu soruları çoktan seçmeli ya da boşluk doldurma soru tarzları ile hazırlayabileceğiniz gibi aynı zamanda eşleştirme ya da dijital oyunlar aracılığı ile de şekillendirebilirsiniz.

Araştırmaya Teşvik Edilmeli!

Hazırladığınız eğitim içeriklerinde mutlaka, muhakeme gücünü arttıran öğrenciyi araştırmaya ve uygulama yapmaya yönlendirecek, alıştırma, soru ya da ödevlere yer verilmeli! Öğrenciler için bir konu hakkında araştırma ödevi verilebilir ya da öğrencinin öğrendiği bilgileri kullanarak bir proje geliştirmeleri istenebilir. Öğrenciye ham bilgi vermek dışında da mutlaka araştırma ve muhakeme gücünü de geliştirecek araştırma, ödev ya da sorulara mutlaka yer verilmeli!

Ve En Önemlisi Pekiştireç!

Öğrenciler için hazırladığınız eğitim içeriklerinde mutlaka olumlu pekiştireçlere yer verilmeli! Doğru yaptığı sorularda öğrenciyi motive edecek bir geribildirim ya da eğitim sonunda aldığı bir sertifika ya da bir madalya öğrencilerin öğrenme motivasyonunu arttıracaktır.

Bunların dışında alıştırma, soru ya da ödevlerinde de öğrencilere mutlaka bir geribildirim verilmelidir. Öğrenci doğru ya da yanlış yaptığı alıştırma ya da sorularda nerede doğru nerede yanlış yaptığını mutlaka bilmeli, yanlış yaptığı ya da eksik yaptığı bir durumda geribildirimleri alarak eksiklerini mutlaka verilen geribildirimi dikkate alarak düzeltmelidir.

Bu konu hakkındaki videomuza buradan ulaşabilirsiniz.

Diğer yazılarımız : Disleksi hakkında doğru bilinen yanlışlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir